Dalszöveg
(1. Kısım) Bir kahvehanede, eski İstanbul'da,
Kahkahalar yükselir Çallı'nın masasında.
Sanatın rengi, dostluğun sesi,
Her fırça darbesi bir serseri vesile.
(Nakarat)
Ah, o şakacı Çallı, dertlere inat güler,
Bir tablonun içine sığmaz, sanatıyla ezer geçer.
İşte bu natürportre, her renkten bir iz,
O boyalar, başka âlemlerden bir giz.
(2. Kısım)
Gözler muz, burun çilek, yüzü kivi,
Renkleri çalar Natürportre sinsi sinsi.
Mimar, Kemal, elinde çay dolu bardak,
Kahkahalarla savaş, toz olup kaybolacak.
(Nakarat)
Ah, o şakacı Çallı, dertlere inat güler,
Bir tablonun içine sığmaz, sanatıyla ezer geçer.
İşte bu natürportre, her renkten bir iz,
O boyalar, başka âlemlerden bir giz.
(3. Kısım)
Zaman döner durur, geçmişle bugün,
Bir masalda yaşar, tarih ve düşkün.
Çay, boya, dostluk ve zaman,
Her şey bir şarkıda, eski İstanbul zaman.
(Son Nakarat)
Ah, o şakacı Çallı, hep dertlere inat güler,
Bir tablonun içine sığmaz, sanatıyla ezer geçer.
İşte bu natürportre, her renkten bir iz,
O boyalar, başka âlemlerden bir giz.