(Verse 1) Küçücük bir kız, yaşamak isterken Satıldı düşlere, bilmediği ellere İstanbul’un saraylarına kilitlendi kaderi Bir kuş misali özgürlüğe hasreti (Nakarat) Sürgünde bir aşk, zincirli bir hayat Dilber’in sergüzeşti, kırık dökük bir umut Bir kez olsun göğe açılmak isterken Kanatları kırıldı, yalnız bir kalp içinde hapsoldu (Verse 2) Celal Bey’in gözlerinde bir umut doğarken Yasaklarla doldu aşkın yolları birden Ne sevda ona serbest ne de özgürlük Hayat hep dikenli, acılarla örülmüş (Nakarat) Sürgünde bir aşk, zincirli bir hayat Dilber’in sergüzeşti, kırık dökük bir umut Bir kez olsun göğe açılmak isterken Kanatları kırıldı, yalnız bir kalp içinde hapsoldu (Bridge) Bir anlık bahar gelse de yüreğine Korkuyla döndü kışın soğuk günlerine Zindanlarda kayboldu, göremedi ışığı Ne düşler serbest ne de aşkın sarılışı (Nakarat) Sürgünde bir aşk, zincirli bir hayat Dilber’in sergüzeşti, kırık dökük bir umut Bir kez olsun göğe açılmak isterken Kanatları kırıldı, yalnız bir kalp içinde hapsoldu (Outro) Ve Dilber’in masalı böyle son buldu Kader onu uzak diyarlara savurdu Bir sergüzeşti kaldı ardından hatırlanan Esaretin gölgesinde kaybolan bir can…